Okul Öncesi Eğitim ve Esogü (İstikbal gazetesi köşe yazarı Mustafa Kantarcı)

Çocuğun, karakteristik özellikleri, anne karnında başlar, 6 yaşına kadar oluşur. Sabrı, inatçılığı, hareketliliği, ya da sakinliği, bu dönemde şekil alır. Bu yaşta çocuklar, ilgilidir, müteşebbistir, risk alır. Çocuklar, bu meziyetlerini, zamanla, kendi iradesiyle, pekiştirir ve süsler, Ebeveynler ise sürekli olarak, çocuklarının, her hareketini takip, tahlil ve kontrol eder. Ancak yeterli değildir. Bu dönemde, okul öncesi eğitim de gereklidir. İnsan yaşamında, 0-6 yaş çok önemli çağdır. Bu çağda öngörülen, OKUL ÖNCESİ EĞİTİM, İlköğretim, Orta öğretim ve Üniversite, eğitim- öğretiminden, daha da önemlidir. O nedenle de 0-6 yaş arası çocuklarımız, mutlaka okul öncesi eğitim görmelidir. Çünkü çocuklarda, zeka gelişiminin, % 70 lik kısmı, 6 yaşına kadar tamamlanır ve öğretme becerisi, bu yaşta gelişir. Nitekim atalarımız, “ İnsan yedisinde, ne ise yetmişinde odur.” demiştir. OKUL ÖNCESİ EĞİTİM, çocuğun var olan yeteneklerini görünür kılar ve daha da gelişmesine katkıda bulunur. Toplumda, başarı içi olmazsa olmaz unsurlar olan, paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğretir. Öğrenmeye, ilgi uyandırır. Çocukların, bu yaşlarda, sağlıklı gelişmesine katkıda bulunur. Okul öncesi eğitimle ilgili, her gelişmede, geçmiş yılarda, Adapazarı ve Trabzon Valisi olan Sayın Nuri OKUTAN’ı hatırlarım. Çünkü gittiği her kentte, “Okul Öncesi Eğitim” ön planda tuttu. İnsandaki gelişmesi içince, olmazsa olamaz konumda gördü. Çalıştığı her ilde, bir yıl gibi, kısa sürede, okul öncesi eğitimde, okullaşma oranı %100’e ulaştırdı. Ayrıca çocukların, okul öncesi eğitim alması için de her türlü imkânı kullandı. Hatta altın bile dağıtıldı. Çünkü yapılan bilimsel araştırmalar ve çağdaş eğitime yönelik çeşitli uygulamalar; çocuğun öğrenmesinin, en yoğun olduğu, temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerin geliştiği ve biçimlendiği dönemin 0-6 yaş arası olduğunu göstermiştir. Elbette ülkemizde, okul öncesi eğitime, değer veren Kurum kuruluşlar ve eğitim kurumlarımızda var. Bu kurumlarımızda biri de Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ dir. Eğitim Fakültesi, bünyesinde hayata geçen “VALİDE MALHATUN ANAOKULU”  eğitim programları, projeleri ve etkinlikleri ile başarılı performans sergiliyor. Pazartesi günü, Valide Malhatun Anaokulu’nun 2. Kültür Şenliği yapıldı. Geniş bir katılım vardı. Eğitim Koordinatörü, Sayın Yrd. Doç. Dr. Neslihan BAY, kurumda, kültürel eğitim modeli uyguladıklarını, bu güne kadarda 150kültürel etkinlik, geliştirdiklerini söyledi. Valide Malhatun Anaokulu, büyük bir arazi üzerine kurulmuş olup, standartların üzerine çıkacak şekilde değişik hizmetler sunuyor. Bahçesi ile tam bir hayat okuludur. Öğrenciler, Valide Malhatun Anaokulunda kendisiyle ve tabiatla barışık, çevresiyle uyumlu duygusal yönden gelişmiş bir kişilik kazanır. Çocukların, gelişim düzeyleri, ilgi alanları ve ihtiyaçlarına göre hazırlanan eğitim programları, bilimsel bilgiyi ve Türk kültürünü, ön plana çıkaran sanatsal ve kültürel etkinliklere, önem veren yaratıcılığı destekleyen, sevgiyi ve aile sıcaklığını hissettiren, bir kurum olarak da dikkat çekiyor. Valide Malhatun Anaokulu da öğrenciler, bilgi beceriyi ezbere dayalı olarak değil, araştırarak, sorgulayarak, yaparak ve yaşayarak edinirler. Ayrıca paylaşımcı, kendini ifade edebilen, sorumluluk sahibi kendi haklarının korurken, başkalarının haklarına saygı gösteren, Türk gelenek ve göreneklerine, karşı da duyarlı olurlar. Okulda yaparak yaşayarak eğitim- öğretim ön planda. Okulda, çocuklar, bu öğrenme sürecinde aktif rol üstleniyor. Okulda, uygulanan çalışmalarda öğrenciler, katılımcı, aktiviteler sırasında yaratıcılık, problem çözme, iletişim kurma zaman yönetimi, kendi kendini kontrol ve uzlaşma becerilerini test etme ve geliştirme fırsatının olduğundan etkilenen rolündedir. Öğrenciler, katılımcı, aynı zamanda gerek aktiviteler sırasında ve özellikle aktiviteler sonrasında, kendi deneyim ve gözlemlerini grubun diğer üyeleri ile paylaşma fırsatını bularak, etkin bir grup dinamiği yaratıyorlar. Öğrenmenin, kalıcı olabilmesi için, davranışlara yansıtıyorlar. Dolayısıyla öğrenciler, öncelikle kendi yaşadıklarını, daha sonra da grupta diğerlerinin paylaştıklarını, içselleştirerek, daha kalıcı bir öğrenme süreci yaşamış olurlar. Anaokulunda, çocuklar kendi etkinliklerini seçebiliyorlar, hazırlayarak yorum yaparak, kendilerini ifade edebiliyorlar. Bilgi edinmede, öğrenmede, etkin seçimi ve karar vericidir. Öğrenciler oyun, gözlem ve duygularını kullanarak, hem kendilerini ve birbirlerini tanımaya çalışıyorlar. ESOGÜ, Eğitim Fakültesi, Valide Malhatun Anaokulu, çocuklara sevgiyi ve aile sıcaklığını hissettiren, okul öncesi eğitiminin, daha da geliştirilmesi için. Ar-Ge çalışmaları yapan, okul öncesi eğitim alanında, proje üreten, başarılı ve örnek bir eğitim kurumdur. Kutluyoruz….

Zübeyde Hanım kimdir?

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük lider Mustafa Kemal Atatürk'ün annesidir. 1857 yılında Selanik'te doğmuş ve 14 Ocak 1923 yılında İzmir'de vefat etmiştir. Okuma yazma bilmeyen geleneksel bilge bir Türk anasıdır.